Türklerin Schengen Vize Programında Milyon Euroluk Şüphe İddiası Gündemde
- 5/11/2026
- 22 Day
Letonya’da “Altın Vize” Soruşturması: Türk Başvurularındaki Artış Mercek Altında Türk vatandaşlarının son dönemde yoğun ilgi gösterdiği “Golden Visa” (Altın Vize) programı, Letonya’da başlatılan kapsamlı bir soruşturmanın merkezine yerleşti. Avrupa Birliği üyesi ülkede, yatırım k…
Letonya’da “Altın Vize” Soruşturması: Türk Başvurularındaki Artış Mercek Altında
Türk vatandaşlarının son dönemde yoğun ilgi gösterdiği “Golden Visa” (Altın Vize) programı, Letonya’da başlatılan kapsamlı bir soruşturmanın merkezine yerleşti.
Avrupa Birliği üyesi ülkede, yatırım karşılığı oturum hakkı sağlayan sistemde milyonlarca euroyu bulan sahte yatırım iddiaları üzerine inceleme başlatıldığı bildirildi. Özellikle Türkiye’den yapılan başvurulardaki hızlı artışın ardından Letonya makamlarının programı detaylı şekilde mercek altına aldığı, usulsüzlük tespit edilen oturum izinlerinin iptal edilebileceği ifade edildi.
Letonya’da uygulanan Altın Vize programı, düşük maliyetli yatırım modeli nedeniyle son dönemde Türk yatırımcıların ilgisini çekiyordu. Program kapsamında bir KOBİ’ye 50 bin euro yatırım yapan kişilere ve ailelerine oturum izni ile Avrupa Birliği içinde serbest dolaşım hakkı tanınıyordu. Ancak bazı yatırımların gerçekte yapılmadığı halde yapılmış gibi gösterildiğine yönelik şüpheler soruşturmayı derinleştirdi.
2025 verilerine göre Letonya’nın Altın Vize başvurularının yaklaşık yüzde 20’sini Türk vatandaşlarının oluşturduğu, Türkiye’den yapılan başvurularda ise son dönemde yüzde 160’a varan artış yaşandığı belirtildi. Bu artışın soruşturmanın odak noktalarından biri haline geldiği ifade ediliyor.
Letonya hükümetinin, güvenlik ve mali usulsüzlük iddiaları nedeniyle programı askıya alma seçeneğini değerlendirdiği, sürecin hem mevcut hem de başvuru aşamasındaki yatırımcılar için belirsizlik yarattığı kaydedildi.
Uzmanlar ise Avrupa’daki yatırım yoluyla oturum programlarında denetimlerin sıkılaştığına dikkat çekerek, Letonya’daki gelişmelerin diğer AB ülkelerindeki benzer sistemleri de etkileyebileceğini değerlendiriyor.







